Çiftçi’den dijital bağımlılık uyarısı: Teknoloji çocuklarımızı yönetmeye başlamasın!

Teknolojinin hızla ilerlemesi ve internet kullanımının yoğunlaşması, bilgiye erişimi kolaylaştırırken aynı zamanda yeni nesil tehlikeleri de beraberinde getiriyor.

Şanlıurfa Yeşilay Şube Başkanı Aziz Çiftçi, günümüzde en az kimyasal bağımlılıklar kadar büyük bir tehdit oluşturan davranışsal bağımlılıklara; özellikle dijital oyun, internet ve ekran bağımlılığına karşı uyarılarda bulundu.

Çocukların erken yaşlarda ekranın zararlı etkilerinden ve algoritmaların yönlendirmelerinden korunması için ebeveynlere büyük görevler düştüğünü belirten Çiftçi, Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) aracılığıyla sağlanan ücretsiz ve gizlilik esaslı tedavi hizmetleri ile okullarda ve kentin dört bir yanında yürüttükleri bilgilendirme çalışmaları hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Şube Başkanı Aziz Çiftçi, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

DİJİTAL KULLANIM VE DAVRANIŞSAL BAĞIMLILIK RİSKİ

“Son zamanlarda bir dijital devrim yaşanıyor teknoloji ilerliyor teknoloji ile birlikte internet kullanımı yoğunlaşıyor internet kullanımı yoğunlaştığı doğal olarak faydalı bilgilerin dışında zararlı bilgiler de akışın içine giriyor. Bağımlılığı bir kimyasal bağımlılık bir de davranışsal bağımlılık olarak ikiye ayırıyoruz kimyasal bağımlılık işte tütün alkol ve madde olarak geçiyor. Davranışsal bağımlılık da internet yani sanal oyun bağımlılığı dijital oyun da diyebiliriz. Bir de sanal kumar bağımlılığı adı altında davranışsal bağımlılıklarda son zamanlarda gündem oluyor sanal kumar bağımlılığın riskleri ile birlikte sanal oyun dijital oyunda beraberinde riskleri getiriyor. Özellikle gençlerde, çocuklarda ekran bağımlılığı adı altında da konuşuluyor. Geçen sürenin fazla olması çocukların gelişiminde değişiminde dönüşümünde maalesef zararlı durumlar oluşturulabiliyor.”

ÇOCUKLARI EKRAN TUZAKLARINDAN VE SUBLİMİNAL MESAJLARDAN KORUMALIYIZ

“Öncelikle teknoloji veya internet dijital oyunlar veya bağımlılık malumunuz insanlar artık yapay zekayla dijital bir devrim yaşanmışken dünyada çocuklarımızı teknolojiden de uzak tutamayız, Dijitallikten de uzak tutamayız. Ama bunun bir yaş aralığı olması lazım yani çocuklarımıza özellikle gelişim yaşları 03 ile 06 yaşlar çocuğun zihinsel olarak, ruhsal olarak geliştiği bir süreç. Bu süreçte çocuğu ekrana bağlamak çocuğu ekranın zararlı radyasyonlarından zararlı ışınlarından korumamız gerekiyor tabii bunu korurken de ölçüleri sınırları iyi belirlemek lazım. Oyun derken oyun içinde oyun tuzakları oluşuyor. oyun içinde Subliminal mesajlar oluşturulabiliyor. Farklı algoritmalar ile çocuklar yönlendirilebiliyor. Hatta bu büyükler içinde geçerli teknoloji yani internet bağımlılığı bunun yanında oyun bağımlılığı kişiyi bir girdabın içine de çekebiliyor. Bu girdabın içine çektiği zaman kişiyi kendi kendine bağımlı ettikten sonra sübliminal mesajlarla yönlendirebiliyor. Yönlendirirken düşündürmüyor kendisini gerçek hayattan uzaklaştırıp çevrimiçi sanal hayatın içine koyuyor. Bu sanal hayat ile gerçek hakikat arasında gitgeller yaşıyor bağımlı olan kişi ve öyle bir süreç oluyor ki aileden uzak kendi içine kapanık dışa dönük asosyal bir yapı oluşturuyor. Bunun arkadaşlık ilişkilerinde, aile ilişkilerinde, sokaktaki arkadaşlık ilişkilerinde tamamen kendini dışlıyor. Çevrimiçi alanda her şeyin orada olduğunu hayatın orada devam ettiğini ve bu oyunların içinde maalesef son zamanlarda savaş oyunları bu stratejik oyunlar adı altında çocukların oyunlara kendilerini vermesi ve bu oyunların da gerçek hayattaymış gibi tamamen oyunun bir gerçek hayat olduğunu zannederek maalesef tuzaklara düşebiliyor. Bizim ebeveynlerin yapması gereken özellikle 03 ve 06 kesinlikle çocuklarımızı çok çok sınırlı bir şekilde teknoloji ile yan yana getirmemek lazım bunun ilk yaş grubunda ise çocuklara sınır çizmeleri lazım günün belli saatlerinde çocukları teknoloji ile buluşturmak lazım. Yani bunun yanında sınırları çizerken aynı zamanda ne ile zaman geçirdiklerini bilmeleri gerekiyor çocuğun telefonu veya tableti aldığı zaman hangi oyunu oynadığını ve orada nasıl bir süreç geçirdiğini çok iyi bilmeleri lazım. Böyle difriz dediğimiz sistemler var. Bunları kullanmaları lazım her siteye girmemeleri lazım her oyunu oynamamaları lazım. Çocuğu bunlarla birlikte aslında gerçek hayatla buluşturma çalışmaları da olmalı. Bunlar nedir sosyal alanlar yaratmalıyız çocuklarımıza sanat kurslarına kültür kurslarına spor etkinliklerine, spor kurslarına dahil etmemiz gerekiyor. Çocuklar sitede ise sitede aşağı inip gerçek hayatta ki arkadaşlarıyla hem hal olmalarına irtibat kurmalarına fırsat sağlamalıyız çocuklarımızla zaman geçirmeliyiz, piknikler yapmalıyız çocuklarımızı kendi çevremizdeki arkadaş gruplarıyla tanıştırmalıyız. Yani çocuğu odaya kapatıp teknoloji ile ekranda yalnız bırakmamamız lazım. Eğer biz onu teknoloji ve duvar arasında bıraktığımız zaman teknoloji onu yönetmeye başlıyor ve onu günlük hayatında yapması gereken şeylerden uzaklaştırıyor kendisine bağlıyor ve derslerinde olsun, sosyal ilişkilerinde olsun her şeyden uzaklaştırıyor. Yani ebeveynlerin yapması gereken çocuklarımıza zaman ayırmaları, çocuklarımıza yeni imkanlar, yeni olanaklar ve yeni fırsatlar oluşturmaları lazım.”

ÜCRETSİZ VE GİZLİLİK ESASLI YEDAM DESTEĞİ

“Biz Yeşilay olarak bu sahada hem önleyici çalışmalar adına hem tedavi edici alanda çalışmalarımız var. Yani bağımlı olan kişilere yönelik tedavi çalışmalarımız var birde bağımlı olmamaları için acelemiz var. Biz zaten Yeşilay yedan, Yeşilay danışmanlık merkezi olarak 5 başlıkta bir mücadelemiz var tedavi olarak. Nedir bunlar teknoloji, tütün, alkol kumar ve madde bağımlılığı. Biz bu beş başlıkta bağımlı olan kişilere 115 dahili hatamızda ücretsiz ve gizlilik esası ile tedavi yapıyoruz. Buradan da kamuoyuna sesleniyoruz bahsettiğimiz teknoloji bağımlılığı ve diğer adıyla dijital oyun bağımlılığı diğer adıyla sanal kumar bağımlılığı çevrenizde bu tür kişiler var ise hiç çekinmeden bunun bir beyin hastalığı olduğunu kabul ederek 115 numaralı hattınızı arayıp hem aileye destek oluyoruz hem bağımlı olan danışmanımıza destek oluyoruz ücretsiz ve gizlilik esası ile yapıyoruz. Böyle bir hizmetimiz var ve bu son zamanlarda davranırsan bağımlılık dediğimiz bağımlılık türü de çok yaygınlaştı. Bizim Şanlıurfa’da da Yedanımız var başvurular fazlalaştı bu davranırsal bağımlılıkla ilgili danışan çok gelip gidiyor özellikle son zamanlarda kumar bağımlılığı çok fazlalaştı yine oyun tuzağı ile başlıyor kişi eğlenme adıyla oynuyor ama eğlenme adıyla ödüller ortaya çıkıyor o ödüller verildikçe ödül kazanayım derken iş paraya dönüyor parayı kaybediyor parayı kaybettikten sonra kazanayım derken risk alıyor risk alırken de her şeyini yitiriyor. Ama bu sanal kumar bağımlılığın da maalesef sistem kazanıyor. Kişi kazanmıyor hiç kimse kumarla zengin olmamıştır, ama kumarla hemen hemen herkes fakir olmuştur ve hayatı zindan eden durumlar da gerçekleşmiştir.”

BİR GENCİN KAYBI, BİR KARIŞ VATAN TOPRAĞININ KAYBI GİBİDİR

“Bunlara yönelik de Yedan’ımız var. Önleyici çalışmalar da biz genellikle yaş grubuna göre 3 yıldır TBMM eğitimi adı altında Milli Eğitim Bakanlığı’yla yaptığımız protokol çerçevesinde ilkokul, ortaokul, lise seviyelerinde okullarda uygulayıcılarımız tarafından öğrencilere bağımlılık semineri veriyoruz şu ana kadar 123 bin öğrenciye biz bağımlılık semineri vermişiz. Bununla birlikte Kur’an kurslarında, KYK yurtlarında, cezaevlerinde seminerler veriyoruz. Cuma namazında camiye gidip camide namazdan önce cemaate bağımlılığı, teknoloji bağımlılığını, dijital sanal kumar bağımlılığını anlattık. Yani insanın olduğu her yerde bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz kurslar açıyoruz. Futbol kulübümüz var kurslarla birlikte insanlarla temas kuruyoruz zararlı alışkanlıklardan uzak tutmak için. İngilizce kursu açmışız şubemizde filografi kursu açmışız, ahşap yapma kursu açmışız karakalem hat kursu açmışız mum yakma sanatı kursu açmışız amacımız bir gencimizi bu zararlı alışkanlıklara bulaştırmamak için. Çünkü bir gencin kaybı bir karış vatan toprağının kaybı gibi bir vatan savunması olarak biz olaya bakıyoruz. Yeşilay’da genel merkezimizin de 106 yıldır bakış açısı insanımız ve insanlık için bir bağımsızlık mücadelesi veriyoruz. Bunun bir tarafta davranışsal bağımlılığı olabilir diğer taraftan kimyasal bağımlılığı olabilir. Ama tamamen zararlı alışkanlığa karşı bir mücadelenin içindeyiz.”